Henry’yi anmak istedim

Devlet memuru olduğunu ve yasaları uygulaması gerektiğini söyleyen, bu sıfatlar dışında hiçbir sıfat geliştiremeyen polis memuru Sam Staples, 1946 yılında Henry’den “kelle vergisini” ödemesini istedi. Henry’nin cevabı kısaydı, “Hayır!”. Sam üsteledi,”Paraya sıkışıksan ben öderim ahbap.” Henry’nin sorunu bir prensip sorunuydu. Ona göre bu vergiyi ödemek köleci bir devletin işini kolaylaştıracaktı ve Henry gerçek bir ilke adamıydı. Aslında aynı kanıda olduğunu söyleyen Sam, taşıdığı sıfatlar olmasa, Henry’ye katılacağını söyleyince; Henry sinirlendi;”Olup bitenden hoşlanmıyorsan istifa et!” dedi. Henry’yi bir geceliğine hapishaneye koydular. Henry mutluydu. Ona göre vermiş olduğu bu tepki, köleci düzenin kokuşmuşluğuna dikkat çekiyordu. Ama akrabaları bilirsiniz, sizin fikirlerinizden çok fiziki bütünlüğünüz, sağlığınız gibi durumlarla daha ilgilidirler. Henry’nin böyle düşünen yakınlarından birisi, vergiyi ödedi ve Henry’nin iradesi hapishanede kalmak olmasına rağmen devlet onu zorla salıverdi. Kölelik karşıtı olan Ralph Waldo Emerson, Henry’ye niye içeri girdin diye sorup buradan da sohbete girmeye çalışıca, Henry ondan tiksindi ve cevabı “Sen ne diye girmedin?” oldu. Kölelik karşıtı Ralph utandı,uzaklaştı. Ah şu Henry ve onun sivil itaatsizliği… ş.g.karaköse http://www.vcu.edu/engweb/transcendentalism/authors/thoreau/civil/

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s