Queen- You don’t fool me-lyrics(çeviri)

You Don’t Fool Me (beni aldatmazsın)
You don’t fool me
You don’t fool me…
Da, da da da dah
Da da da dah
Da da dah…

You don’t fool me – those pretty eyes ( beni aldatmazsın-o hoş gözler)
That sexy smile – you don’t fool me ( o seksi gülümseme-beni aldatmazsın)
You don’t rule me – you’re no surprise ( beni yönetmezsin-hayrete düşürmezsin)
You’re telling lies – you don’t fool me (yalan söylüyorsun-beni aldatmazsın)
Mmm, mama said be careful of that girl (Annem “o kıza dikkat et” demişti)
Mama said you know that she’s no good (“biliyorsun, iyi biri değil”)
Mama said be cool, don’t you be no fool (“sakin ol, sen hiç kandırılmaz mısın”)
Yup bup ba ba ba ba da da da dah!
You don’t fool me
You don’t fool me, you don’t fool me
She’ll Take you (O, seni alıp götürecek.)
You don’t fool me, and Break you (Beni aldatmazsın, seni kıracak )
You don’t rule me, you don’t fool me (Beni yönetmezsin beni aldatmazsın.)
You don’t fool me, she’ll Take you
You don’t fool me, and Break you
Sooner or later you’ll be playing by her rules (Sen er ya da geç, onun kurallarıyla yönetileceksin.)

Baby you don’t fool me, yeah
You don’t fool me, you don’t have to say ‘don’t mind’ (Beni aldatmazsın, “boşver” demek zorunda değilsin.)
You don’t have to teach me things i know (Bildiğim şeyleri öğretmene gerek yok.)
Sooner or later you’ll be playing by her rules (Er ya da geç, onun kurallarıyla yönetileceksin.)

Oh, (Fool you) oh, (Rule you) she’ll Take you (Take you)
And Break you (Break you)
Yeah

Mama said be cool (annem sakin olmamı söyledi)
Mama said she’ll Take you for a fool (Onun, beni kandırmak için alıp götüreceğini)
She’ll Take you, and Break you(“seni alacak, kıracak.”)
Ba ba ba ba bap bap ba baah
La la la la la lah
You don’t fool me
You don’t fool me…

Ferda’nın Günü

Gözlemlediğim en güzel gündü. Sabah bulutsuz bir gökyüzü karşıladı insanları. Hafif esintili, nemsiz bir hava. Herkes bilir; yanık tenli insanların şehrinde böylesi havalar çok zor bulunur. Bir çoğunun yataktan hemen kalkmak istediği bir gündü. Artık yapılması gereken ne varsa hemen bitirilmeli ve güzel günün tadı çıkarılmalıydı. Benim gibi kendi işinin patronu olan insanlar işlerini sabahtan bitirip yeşilliklere koştular. Başka patrona bağlı olanlarsa buldukları pencerelere… Kim nereye koşarsa koşsun , azıcık da olsa gökyüzünü izleyebildiyse şanslıydı. 

Bu kadar hoşluğun olduğu gün tek bir kötülük gözlemledim, o da Ferda’nın kötülüğü. Ferda sabah çok zor kalktı yatağından. Ekim ayında bile sıcak olabilen şehrinde herkes serinlemenin yollarını ararken, o tüm evin havayla temasını kesmiş ve dışardaki serinliği hissedemeden uyanmıştı. Islak ensesinden yayılan koku en az 1 haftadır banyo yapmadığını kanıtlıyordu.  Ütüsüz gömleği ve pantolonu emanetti üstüne. Dışarıya çıkıp da arabasına yöneldiğinde gökyüzünü farkedemedi. Tam arabaya binerken mahallenin aç kedisi dolandı ayağına. Ama kedi yediği darbeyle çöp arabasının arkasına fırladı. Ferda işinde de tüm gün bilgisayarın başında oyalandı. Elindeki evrakların hiçbir işlemini yapmadı ama bilgisayardan indirmesi gereken tüm bilgileri indirdi. Ferda için önemli gün yaklaşmıştı artık. Son hamlelerini de yaptı ve akşam sinsice gitti kendi evine.

Yaşadığı apartmanda ki  tüm komşuları güzel günün etkisiyle huzur içinde evlerinde oturuyorlardı. Hatta yan komşusu Selin, aylardır Ferda’ya duyduğu sevgi dolu hisleri onunla paylaşmaya bile karar vermişti. Yaptığı kekin kokusu tüm binada yayılıyordu. Selin saat 21.40 da evinden çıktı ve Ferda’nın dairesinin önünde geldi. İçerde tüm tesisatını kuran Ferda ise kendisini ziyaret edecek ilk kişiyi bekliyordu. Allah biliyordu ya Ferda tam 6 yıldır ziyaret edilmeyi bekliyordu. Kimsesizce geçen günler içine kahır olmuştu artık. Bir zilini çalan olsa ne de mutlu olacaktı kim bilir. Hele de bugün yaptığı aletin etkisi son altı yıldır hazırladıklarından daha da güçlü hale gelmişken…

Saat 21.42 da Selin parmağını zile koydu. Heyecandan son bir kez derin bir nefes aldı ve zile bastı. O saat itibari ile artık o apartmanda hiç kimse heyecanlanamayacaktı. Yaşayamayacaktı. Güzel bir gün göremeyecekti. O gün o apartmanda herkes mutlu öldü. Ferda bile…