Türk Hukuk Sistemi’nde Nişanlanma

Nişanlanma , Türk Hukuk Sistemi’nde evlilik vaadi olarak düzenlenen kendine özgü bir sözleşme türüdür. ( bkz.http://www.balkaya.av.tr/files/NHNTD.pdf  )

Türk Medeni Kanunu’nda m.118-123 arasında yerini bulmuştur.

A. Nişanlanma

MADDE 118.-Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.

Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.

B. Nişanlılığın hükümleri

I. Dava hakkının bulunmaması

MADDE 119.-Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.

Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

II. Nişanın bozulmasının sonuçları

1. Maddî tazminat

MADDE 120.-Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.

Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.

2. Manevî tazminat

MADDE 121.-Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

III. Hediyelerin geri verilmesi

MADDE 122.-Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.

Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

IV. Zamanaşımı

MADDE 123.-Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Evilik vaadinin nişanlanma fiili sayılabilmesi kişiye ve konuya bağlı şartlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

1-Kişiye bağlı şartlar

-Tarafların ayırt etme gücüne sahip olması

-Tarafların nişanlanma  iradelerinin ciddi ve sağlam olması

-Sınırlı ehliyetsizler (ayırt etme güvcü olan küçük yahut ayırt etme gücü olan kısıtlılar)için yasal temsizlcilerinin rızası

2-Konuya bağlı şartlar

-Kesin bir evlenme engelinin varlığı (bkz. https://bosanmahukuku1.wordpress.com/tag/evlenme-engelleri/ )

-Ahlak ve adaba aykırılık

….

Bu özel sözleşme türü şarta veya vadeye bağlı olarak da yerine getirilebilir.Bu şartlar mutlaka ahlak ve adap kurallarına uygun olmalıdır.

-Geciktirici şarta bağlı nişanlanma ( Örneğin;taraflardan birisi üniversiyeti bitirince nişanlanma)

-Bozucu şarta bağlı nişanlanma( örneğin, taraflardan birisinin yurt dışından dönmemesi)

-Nişanlanmanın geçerliliğinin gelecekte gerçekleşmesi kesin bir olaya bağlanmış olması ise sözleşmenin vadeye bağlı olduğunu gösterir.

….

Herhangi bir şekle tabi değildir bu özel sözleşme. Tarafların iradelerinin karşııklı ve birbirine uygun olarak birleşmesi kafidir. Taraf iradelerinin örtülü olması nişanlanmayı geçersiz kılmaz.

-Nişanlanmadan Doğan Yükümlülükleri-

-Doğal olarak bu sözleşme bir evlilik vaadidir ve evlilik ile sonuçlanma yükümlülüğü gerektirmektedir. ancak taraflar için bu durum “zorlama” şekline dönüştürülemez. Vazgeçen taraf dava yolu ile evlenmeye zorlanamaz, cayma tazminatı, cezai şart veya yapılan ödemeler dava konusu yapılamaz.

-Tarafların birbirine karşı sadakat yükümlülüklerini doğurur. Bu yükümlülük hem cinsel anlamda hem de tarAFların birbirleri ve aileleri ile ilgili sırları saklama yükümlülüğünü beraberinde getirir. İhlali halinde sözlşemenin haklı nedenle sona erdirilmesi hakkı doğurur.

-Medeni kanun’un 2 maddesi kaynaklı olarak tarafların yardımlaşma ve dayanışma yükümlülüğü vardır. Evlilik birliğinin olabilmesi için gerekli hazırlıklaırn yapılması, hediyeler vermek vb. şekillerde olabilecek toplum adetlerine uygun davranışlar sergilenmesi yükümlülüğü içerir. Tersi davranışlar durumunda haklı nedenle sona erdirme Hakkı doğabilecektir.

-Nişanlanmadan Doğan Haklar-

Tarafların;

-destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteme hakkı: Borçlar Kanunu’na dayanan bir haktır. (bkz. http://tazminathukuku.com/arastirma-yazilari/destekten-yoksun-kalma-tazminati.htm , http://www.tazminathukuku.com/yargitay-kararlari/yakinlarin-manevi-tazminat-isteme-hakki.htm )

-mal rejimi sözleşmesi yapma hakkı ( bkz. http://www.tnb.org.tr/hizmetler/MeslekiDokumanlar/MalRejimleriMalRejimininTasfiyesi.pdf )

-hakim veya hakem sıfatı ile davaya bakmaktan kaçınma hakkı: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 29. maddesine dayanan bir haktır.

-tanıklık yapmaktan kaçınma hakkı: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 245. maddesine dayanan bir haktır.

Nişanlanmanın Sona erdirilmesi-

-Nişanlılık evlenme,ölüm ve gaiplik(gaiplik kararı), imkansızlık( cinsiyet değişimi, başka biri ile evlenilmesi, ayırt etme gücünün yitirilmesi yahut kesin evlenme engellerinin varlığı), bozucu şartın meydana gelmesi şeklinde kendiliğinden son bulabilir.

-Ayrıca , tarafların anlaşarak sonlandırması , tek tarfalı vazgeçme( nişandna dönme, nişanı bozma)şeklinde de nişan bozulabilir. Tarafların anlaşması ile bozulmasına “ikale” denmektedir. Bu durumda maddi manevi tazminat hakkı doğmaz. Tek taraflı sona erdirme durumunda ise ( nişandan dönme, nişanı bozma) eğer bozan taraf haklı bir nedene dayanmıyorsa diğer taraf maddi -manevi tazminat yoluna başvurabilecektir. Her iki durumda da hediyeler geri istenebilir.( bkz. http://www.erdemakcay.av.tr/nisanliligin-bozulmasinda-maddi-tazminat/, http://www.erdemakcay.av.tr/nisanliligin-bozulmasinda-manevi-tazminat/   )

-Haklı Nedenler-

-Yargıtay kararlarındna yola çıkarak sayılabilecek maddi tazminata ilişkin nedenler ; içki ve kumar düşkünlüğü, hakaret, dövme, sadakatsizlik,bulaşıcı hastalığa yakalanma, din değiştirme,yüz kızartıcı suçtan mahkumiyet, diğer tarafın aile bireylerine saygısırlık, evlilik hazırlıklarına katılmamak, nişanlıya olan ilgisizlik, iflas etme, örf ve adetlere göre verilmesi kararlaştırılan hediyelerin verilmemesi vb. şeklinde sayılabilir.

Manevi tazminata ilişkin nedenler olarak, diğer tarafın psikilojik sıkıntıya düşmesi, örf ve adetlere göre tekrar evlenme şansını yitirmesi, intihara teşebbüs emesi, yoğun bir hayal kırıklığına uğranılması, isminin lekelnmesi, sırlarının ifşa edilmesi,hamilelik vb.şekilde sıralanabilir.

-HEDİYELERİN GERİ VERİLMESİ KONUSU-

Bu dava yoluna başvurmak için kusur veya tek taraflı bozma şartı yoktur. Evlilik( tarafların birbirleri ile olan eviliği) ile son bulma da hediyeler geriistenemez.Nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediyeler nişanlılık sürecinde, ekonomik değeri olan kazandırma şeklinde olmalıdır.

Kural olarak hediyeler aynen verilir ancak temin edilmesi mümkün değilse mislen verilebilmesi mmkünse bu şekilde de iade edilebilinir. İki durum da imkansız hale gelmişse BK. sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanacaktır. (bkz. http://www.erdemakcay.av.tr/nisanliligin-sona-ermesinde-hediyelerin-geri-verilmesi/  )

-Nişanlılıktan doğan tüm davala ve işler  aile mahkemelerinin görev alanındadır. Humk .9 uyarına davalının bulunduğu yer mahkemesinde dava açılmalıdır.

 

 

 

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s