Kibarlık Üzerine…

Aşağıda birkaç kelimenin anlamını alıntılayacağım. Bu sabah birazdan okuyacağınız kelimeleri düşünürek uyandım. Boşluk ve hoşluk işte…

Hoşgörü:Müsamaha, tahammül, tesamuh, katlanma, görmezden gelme veya göz yumma, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, hem de yan tutmadan katlanma demektir. İzin verme, aldırmama, iyi karşılama anlamlarına da gelir. https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Ho%C5%9Fg%C3%B6r%C3%BC 

Önyargı:Bir kişi ya da olaya ilişkin yeterli bir bilgi edinmeden, önceden, peşin bir karara varmış olma durumudur. Ön yargı, genel ve özel kullanınımlarında bir taraf tutma biçimidir. Bir ideolojik fikri veya bakış açısını koşulsuz desteklemek anlamında kullanılır. Ön yargı, halk arasında genellikle bir kişinin kararlarının ağırlıklı bir şekilde tek taraflı olarak ortaya çıkmasında kullanılmaktadır. Gene halk arasında ön yargı, bir kişinin kararlarının nesnel olmayıp öznel olduğunu ifade etmek için kullanılmaktadır. https://tr.m.wikipedia.org/wiki/%C3%96n_yarg%C4%B1

Harry James Potter ile Albus Percival Wulfric Brian Dumbledore ‘un Melez Prens filmindeki bir diyaloğu beni oldukça etkilemişti. Harry’ye annesinden kalan bir kişilik özelliğine ilişkindi. Kibarlık, nezaket… “You are unfairingly kind: a trait people never fail to undervalue, I’m afraid. (Harry sende sonsuz bir nezaket var, korkarım bu artık insanların değer vermekte hep yanlışa düştüğü bir özellik)” der Dumbledore… Peki neden hoşgörü ve önyargı bahsinden sonra kibarlığa değindim? Cevap oldukça basit. Kibarlık bir kelimeyi kapsarken diğerini saf dışı bırakıyor.

Hayatım boyunca kibar olmaya çalıştım. Harry gibi yılmaz şekilde bu işi başarmış değilim sonuçta çocuk kalamıyoruz bütüne bakıldığında ancak kibarlık yaptığım her durumda saf sanıldım. Eminim hepiniz aynı şeyi yaşamışsınızdır. O yüzden bireyciliğe inancım sıfırdır. Bu özellik karşılıklı olmadığı müddetçe kibar olsak da kibar kalamıyoruz. Ama eminim ki saf sanılsak da nezakette direttiğimiz sürece bulaştıracağız onu birbirimize. Sabahları işte böyle hislerle uyanıyorum, uyanmak istiyorum. Türkiye’de nefes almak, yürümek, sahillerinde yüzmek, dağlarına tırmanmak istiyorum. Bu parça parça paragraflardan bütüne varmamız dileğiyle. Kibarlıklar dilerim…

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s