David Bowie-Where are we now- Lyrics (çevirisi)

David Bowie – Where Are We Now Lyrics
Had to get the train treni yakalamalıydım
From Potzdamer platz potzdamer platzdan kalkan
You never knew that asla tahmin edemezdin
That I could do that bunu yapabileceğimi
Just walking the dead ölüme yürüyorum
Sitting in the Dschungel dschungel de oturuyorum
On Nurnberger strasse nurnberger sokağında
A man lost in time near KaDeWe kadewe yakınlarında zamanda kaybolmuş bir adam
Just walking the dead ölüme yürüyor
Where are we now? şimdi neredeyiz
Where are we now?
The moment you know bildiğin anda
You know, you know bilirsin
Twenty thousand people 20.000 insan
Cross Bose Brucke bose körüsünden geçer
Fingers are crossed iyi şans dile
Just in case olurya
Walking the dead ölüme yürürken
Where are we now? neredeyiz şimdi
Where are we now?
The moment you know
You know, you know
As long as there’s sun güneş olduğu sürece
As long as there’s sun
As long as there’s rain yağmur yağdığı sürece
As long as there’s rain
As long as there’s fire ateş oldukça

As long as there’s fire
As long as there’s me ben oldukça
As long as there’s you sen oldukça

James Brown-Papa’s got a new bag Lyrics-Çevirisi


Come here sister, papa’s in the swing -gel buraya kardeşim,baban ritme girdi
He ain’t too hip to that new breed thing – o yeni nesil olayına ters de gitmez
He ain’t no drag, papa’s got a brand new bag -o birşeye mani de olmaz,kendisinin yeni bir olgun kadını var artık
Go get momma and dig this crazy scene -anneni getir ve bu çılgın sahneyi ona bellet Continue reading

CAN YÜCEL-SEVGİ DUVARI(THE WALL OF LOVE-TRANSLATION)

Sevgi Duvarı The Wall of Love
Sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür
Salonlar piyasalar sanat sevicileri
Derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni
Yakanda bir amonyak çiçeği
Yalnızlığım benim sidikli kontesim
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi

Kumkapı meyhanelerine dadandık
Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar
Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi
Öyle sıcaktı ki çöpcülerin elleri
Çöpcülerin elleriyle okşardım seni
Yalnızlığım benim süpürge saçlım
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi

Baktım gökte bir kırmızı bir uçak
Bol çelik bol yıldız bol insan
Bir gece Sevgi Duvarını aştık
Dustuğum yer öyle açık seçik ki
Başucumda bi sen varsın bi de evren
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi

Was it you or your loneliness
In the blind dark we opened bleary eyes
Last night’s curses on our lips
We would frequent art-lesbian-lovers,
Galleries and public places
My daily care was to remove you into the midst of men
An ammoniac flower in your button hole
My loneliness my incontinent countess
The lower we sink the better

We loitered in the pubs at Kumkapğ
With beanstew, beer and wine before us
And police battalions behind us; in the mornings
My Guardian Saints would find my carcass in the gutters
Hot as the garbage-collecfors’ hands,
With their hands I caressed you.
My loneliness my bristle-haired beauty,
The higher we stink the better

I looked in the sky a red flash a plane
Steel and stars and human beings galore
One night we leapt the Wall of love
Where I fell was so clear so open
You and the universe at my side.
Uncountable my deaths, their resurrections.
O loneliness my many songs
The more we can live without lies the better.

Translated by Ruth Christie

Stories of Mr. Keuner(Bertolt Brecht)-If sharks were men (Çevirisi)

If sharks were men

“If sharks were men,” Mr. K. was asked by his landlady’s little girl, “would they be nicer to the little fishes?”
“Certainly,” he said. “If sharks were men, they would build enormous boxes in the ocean for the little fish, with all kinds of food inside, both vegetable and animal. They would take care that the boxes always had fresh water, and in general they would make all kinds of sanitary arrangements. Continue reading